Morgan Freeman O Filmi Silmek İsterdi: Tom Hanks ve Bruce Willis'li Kabus Proje
Morgan Freeman, Tom Hanks ve Bruce Willis'li dev bütçeli yapım "The Bonfire of the Vanities", gişede çakıldı. Freeman yıllar sonra projeyi "kabus" diye niteledi.
Hollywood'un en saygın isimlerinden Morgan Freeman, kariyeri boyunca hem eleştirmenlerin hem seyircinin takdirini toplayan onlarca yapımda rol aldı. "Bayan Daisy'nin Şoförü", "Esaretin Bedeli", David Fincher'ın kült gerilimi "Yedi" ve gişe rekortmeni "Aman Tanrım!" gibi eserlerle sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran aktörün, gurur duymadığı bir proje var: 1990 yapımı "The Bonfire of the Vanities".
Her Şey Çok İyi Başlamıştı
Proje, 1990'a girildiğinde sinema dünyasının en büyük beklentisi haline gelmişti. Temel, çok sağlamdı: Tom Wolfe'un önce Rolling Stone'da tefrika edilen, sonra yayımlandığı anda edebiyat gündemini ele geçiren aynı adlı romanı beyaz perdeye uyarlanıyordu. 1980'lerin Wall Street hırsını, New York'un sınıfsal ve ırksal çatışmalarını acımasız kara mizahla işleyen kitap, dönemin en çok okunan eserlerinden biriydi.
Koltukta, "Scarface", "Carrie" ve "The Untouchables" ile modern klasikler yaratan Brian De Palma oturuyordu. Kadro da hayal gibi: Freeman, o yıllarda yükselen Tom Hanks, aksiyon yıldızı Bruce Willis ve gözde aktris Melanie Griffith başrollerdeydiler. Kusursuz görünen bu kombinasyonda yanlış gidebilecek ne vardı?
Beklenti, Hezimete Döndü
Cevap: neredeyse her şey. Film gösterime girdiğinde ağızdan ağıza yayılan olumsuz tepkilerle karşılaştı ve tarihin en büyük gişe faciası örneklerinden birine dönüştü. Yaklaşık 47 milyon dolar harcanan yapım, dünya genelinde yalnızca 15,6 milyon dolar toplayabildi; yapımcılar milyonlarca dolarlık zararla karşılaştı. Eleştirmenler de merhamet göstermedi. Seyircinin sempatik karakterlere alıştığı Tom Hanks'in, vicdansız ve kibirli bir borsacıyı oynayamadığı, ayrıca kitabın sert hiciv dilinin ekranda sulandırıldığı tartışması yıllarca sürdü.
Oyuncular da Pişman
Zamanla başrol isimleri de sessizliğini bozdu. Hanks, röportajlarında yapımı "şimdiye kadar çekilmiş en berbat filmlerden biri" diye niteledi. Willis de katıldığı için duyduğu pişmanlığı açıkça dile getirdi.
Freeman ise en sert yorumu yapanlardan oldu: Usta oyuncu, bir söyleşide filmi kelimenin tam anlamıyla bir "kabus" olarak tanımladı. Kırgınlığının kökeni, Wolfe'un kitabına duyduğu büyük sevgiydi. Freeman'ın dile getirdiği isteği yalın ve çarpıcıydı: "O benim en sevdiğim kitaplardan biriydi. Her şeye sıfırdan başlayalım ve bu sefer doğru düzgün yapalım."
36 Yıl Sonra Kapı Açık mı?
O gün bugündür söz verilen yeni uyarlama hiçbir stüdyonun masasına gelmedi. Ancak geçen 36 yıla rağmen, kitabın gücü ve Hollywood'un yeniden çevirim tutkusunun hâlâ canlı olduğu düşünülürse, günümüzün yapımcılarının bu edebi esere bir şans daha verip vermeyeceği merak konusu. Freeman'ın hayalini kurduğu o "doğru düzgün" versiyon, bir gün ekranda görebilecek miyiz? Bilinmez.